ABDULKADİR ÖZTÜRK’TEN İMGELERİN YONTUSU
16.
Aralık 2008
| Başlama Tarihi: |
16 Aralık 2008 Salı, 18:00 |
|
|
| Bitiş Tarihi: |
17 Ocak 2009 Cumartesi, 18:00 |
|
|
| Mekan |
Tem Sanat Galerisi |
|
|
|
|
|
|
Halen Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi¨nde öğretim görevlisi olarak çalışmakta olan Abdulkadir Öztürk son eserlerini 16 Aralık ve 17 Ocak 2008 tarihleri arasında Nişantaşı¨nda Tem Sanat Galerisi¨nde sergileyecektir. Öztürk’ün heykelleri Ekim ayında da Contemporary İstanbul’da Tem Sanat Galerisi Stand’ında yer almış ve ilgi ile izlenmişti.
Abdulkadir Öztürk için heykel bir yaşam biçimidir. Sanatçı öyküsünü şöyle dillendiriyor:
“Heykelleri yontmadan önce, imgelerimi oluşturan soyut desen ve tasarımlarla araştırma yaparım. İlk yaptığım formlar, küçük boylarda heykellerden oluşur. Uzun zaman araştırdığım formlar birbirinin tamamlayıcısı oluyor ya da birbiri içerisinde farklılaşmaya başlıyor. Bu araştırma sonunda yaptığım modeli ağaca, bronza ya da taşa uygulamaya alıyorum. Bundan sonraki çalışmalar çok yorucu ve yoğun bir çalışma dönemi gerektiriyor. Yontular toz, duman, gürültü içinde ortaya çıkıyor. Bu süreç içinde zaman sanki yok oluyor. İşte bu anda ben de yeni kimliğimle ortaya çıkıyorum. Bütün zamanlar birleşiyor, geçmiş gelecekle buluşuyor. Yeni bir süreç başlıyor, kaybolan zamanlar ayrı soyut imgeler katıyor. Bu imgeler zaman dışında iç boşluğuma yerleşen soyut formlarıma yansıyor, heykelleşiyor, somutlaşarak insan formlarına dönüşüyor.
İmgelerin yontusu, duyguları, sevgileri, insanları anlatır. Çağdaş heykellerin arayışları, formların plastik değerlerini oluşturur. Anadolu kültürünü ön plana çıkararak günümüz heykel değerleri ile bütünleşir. İmgelerin yontusu yaşam ve düşünce ile ilgili soyut ifadeyle somutlaştırılarak, farklı biçimlerde şekillenir, anlamlaşır; kendi formunun içinde olan görsel ifadelere dönüşerek imgeler formlaşırken, estetik değerler çevreye yeni bir boyutsallık kazandırır.
Heykeller vücut dilinin görselliğini anlatır. Her heykel, çevresi ile ilgilidir. Çevreye uyum içinde farklılığını gösterir; insanın çevre ile bütünleşmesini sağlar. Vücudun güzelliğini, cinselliğini anlatır. Vücudun dili imgelerdeki düşüncelere dönüşür. Geçmişteki birçok gizemlilikleri içerir; insan şeklini formlaştırarak insanları anlatır. Kederlerini, içe dönüklüklerini, kendi içindeki sevgiyi ve inancını anlatır. Başkalarına karşı ezilmediğini gösterir. İnsanın görselliğini insana anlatır.
Heykeller çevresiyle bütünleşmiş, dinamik, idolleşmiş kültürün geçmişini anlatır. Günümüz Anadolu insanlarını geleceğe taşır;duygularını, güçlerini görselleştirir; hiç kimseye boyun eğmeden kendi imgelerini somutlaştırarak şekillenmesini sağlar. Çağdaş heykelsel geleneği içinde günümüz insanlarını tanımlar.
Heykeller çevreyi kirletmez. Çevresel değerlerin çözümleri yapılarak, titiz çalışmalar sonucunda formlar taşa, bronza, ağaca uygulanılarak heykelleşir. Bu heykeller doğanın malzemesi olarak tekrar doğaya, çevreye, insanların yaşadığı ortamlara döner. Konusunu da insanlardan alır. Heykeller insanların çevresinde, insanların görselliğini, imgelerin yontusunu, yine insanlara anlatır.”
Sergide, heykellerin yanısıra, sanatçının yağlıboya ve akrilik resimlerinden örnekler de yer almakta.
Sergiyi galeride izleme olanağı bulamayanlar, Tem Sanat Galerisi¨nin www.temartgallery.com adresinde devamlı güncel tutulan sayfalarında hem bu sergiye, hem galeri sanatçıları ve eserlerine, hem de geçmiş sergi arşivlerine ulaşabilirler.