SANAT HABERLERİ KÖŞE DİYOR Kİ AKTÜEL

One More Cup Of Coffee

 

ART-IK

Paylaş

İnternette afişini görünce vurulmuşa dönmüştüm; I’m Not There! Oyuncular;  http://tr.wikipedia.org/wiki/Christian_Bale"> style="COLOR: black; TEXT-DECORATION: none; text-underline: none">Christian Bale,  http://tr.wikipedia.org/wiki/Cate_Blanchett"> style="COLOR: black; TEXT-DECORATION: none; text-underline: none">Cate Blanchett,  http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Charlotte_Gainsbourg&action=edit&redlink=1"> style="COLOR: black; TEXT-DECORATION: none; text-underline: none">Charlotte Gainsbourg,  http://tr.wikipedia.org/wiki/Richard_Gere"> style="COLOR: black; TEXT-DECORATION: none; text-underline: none">Richard Gere,  http://tr.wikipedia.org/wiki/Heath_Ledger"> style="COLOR: black; TEXT-DECORATION: none; text-underline: none">Heath Ledger,  http://tr.wikipedia.org/wiki/Julianne_Moore"> style="COLOR: black; TEXT-DECORATION: none; text-underline: none">Julianne Moore. Yapım yılı 2007, Süre 135 dakika. Müzikler Bob Dylan. I'm Not There 2007 yapımı Bob Dylan’ın hayatını konu alan biyografik film. Filmde Dylan 6 farklı oyuncu tarafından canlanırılıyor; Marcus Karl Franklin, Ben Whishaw, Heat Ledger, Christian Bale, Richard Gere ve Cate Blanchett. (Cate Blanchett’ın Dylan’ı canlandırması son derece ilginç bir tercih)

 

Filmi hemen amazondan sipariş edip izlemiştim. Filmden 2 sene evvel yani 2005 yılında Oscar ödüllü ünlü yönetmen Martin Scorsese Amerikan PBS televizyonu için Bob Dylan’ın hayatıyla ilgili “Bob Dylan: No Direction Home” isimli bir belgesel film çekmişti. 26 Eylül 2005 akşamı yayınlanan belgeselin yayınından bir hafta önce DVD’si piyasaya çıkmış ve Amazon’da bütün DVD satışlarında 5 numaraya yükselmişti. Eylül ayı boyunca New York sokakları belgesellin tanıtım afişleriyle dolmuştu.

200 dakikadan uzun süren film, Dylan’ın müzik kariyerinin ilk yıllarının anlatıyordu. Minnesota’da başlayıp, New York’un Greenwich Village klüplerinde ve New Port Folk Müzik festivalinde devam eden, 1966 yılında İngiltere turnesinde tepe noktasına ulaşan yaratıcılığın hikayesi... Robert Allen Zimmerman’dan Dob Dylan olmaya doğru giden yolda başına gelenler...

 

Bob Dylan bir efsane… Şimdiye dek 500’ün üzerinde şarkı yazdı ve bunların birçoğu müzik dünyasına şekil verdi. 44 albüm çıkardı ve dünya çapında toplamda 100 milyonu aşan albüm satış rakamlarına ulaştı. Bir önceki albümü “Modern Times” ile Grammy ödülü kazandı, 2001 yılında “Wonder Boys” filminin müziklerindeki Things Have Changed şarkısı ile de “Golden Globe” ve “Oscar” ödülüne layık görüldü.

 

Dylan’ın gerçek adı Robert Allen Zimmerman’dır. Henüz 19 yaşındayken okulunu bırakıp gitarıyla New York’un yolunu tutar. Çeşitli barlarda çalmaya başlar. Sadece 1 yıl sonra ilk kaset teklifini alır. İlk albümde genellikle başkalarının bestelerini seslendirir. Albüm pek fazla ilgi görmez ama 2 yıl sonra çıkardığı ‘The Freewheelin’ Bob Dylan çılgınlığının başlangıcı olur.

 

Müziğin muhteşem tanrısı olarak adlandırılan Dylan’a çeşitli ünvanlar verildi; müzisyen, besteci, şarkı sözü yazarı, şair. Ama pek az kişi onun ‘ressam’ tarafını biliyordu. Evet Dylan fırsat buldukça eline fırça alan bir resim sevdalısıydı. Hatta kısa bir zaman önce Dylan’ın resimlerini içeren bir kitap yayınlandı. Sanatçının tabloları ve çizimleri Frank Zollner, Jens Rosteck, Diana Widmaier tarafından ‘Bob Dylan: The Drawn Blank Series’ adı altında derlenerek kitaplaştırıldı. Kitap kısa bir süre önce amazon.com üzerinden satışa sunuldu. (Jens Rosteck, Bob Dylan biyografileri üzerine uzmanlaşmış bir yazar. Diana Widmaiser bir Picas-so uzmanı, Frank Zollener ise Boticelli uzmanı ve Leipzig Modern Sanat Üniversitesi-’nin öğretim üyesi)

 

Dylan’ın yetenekli bir ressam olduğunu fark eden Almanya’da bir müze hemen sanatçının eserlerini toplayarak bir sergi açtı. Sanatçının 1989-1992 yılları arasında çizdiği suluboya ve guaj tabloları The Drawn Blank adı altında Almanya’daki Chemnitz sanat galerisinde yer alıyor.

 

Sergi bir anlamda Dylan’ın biyografisi. Dylan’ın müziği eşliğinde sergiyi gezen sanatseverler ayrıca Dylan hakkındaki belgesel ve videoları da izleme fırsatı buluyorlar. Böylece hem sevdikleri sanatçı hakkında bilmediklerini öğreniyorlar hem de bu vasıtayla da olsa bir sergi gezmiş oluyorlar. Zaten müze yetkilileri de asıl amaçlarının bu olduğunu ifade ediyorlar. Serginin magazinel olduğunu kabul etmekle birlikte sanatçının eserlerinin hiç de yabana atılır olmadığını da üstüne basarak dile getiriyorlar.

 

Türkiye’de de sanatın başka bir dalıyla tanınmış olmasına rağmen resim yapmaktan vazgeçmeyen sanatçılar var. Bunlardan bir tanesi ünlü oyuncu Ege Aydan. Aydan bugüne kadar tam 25 kişisel sergi açmış. En son çalışmaları geçtiğimiz günlerde Artisan Sanat Galerisi'nde sanatseverlerle buluştu. (Aydan'ın suluboya tablolarının yer aldığı yeni sergisi 31 Mart akşamına kadar ziyaret edilebilecek)

 

Son dönemlerde magazin birçok ülkede çok doğru bir şekilde kullanılmaya başlandı. Biz de ise hala bar çıkışlarında kim kiminle el ele, kimin eli kimin cebinde düzeyinde. Keşke ülkemizde de magazin tam anlamıyla idrak edilip toplumu yönlendirmede bir araç olarak kullanılabilse. Örneğin Aydan’ın sergisi gündeme getirilip daha önce hiç sergiye gitmemiş olan sanatçının hayranları bu vesileyle en azından bir sergiyi gezmiş olsalar.

 

 

 

 

 

 

Kaynak: gazozagaci.com

 

ZAMANAŞIMI! 16 Mart

Gelelim Hoess
  Sanatçı Hırsız  
Oya Delahaye
  TÜRKİYE'DE ÇAĞDAŞ SANAT  
Gizli
  Resim, Türk medyasının da hizmetinde  
Beral Madra
  TÜRKİYE’DE ÇAĞDAŞ SANAT!  
Eric Van Den Ilgeneer
  Beni Yıka!  
Güzel Günler Göreceğiz
Atatürk Heykelinde Bile Yüzünü Anadolu’ya Dönmüştü…
İşte Resim ve Heykelin Doğuş Hikayesi
ARTIK SANATÇIYA İHTİYAÇ KALMAYACAK
Sex & Gender, Feminen & Masculen
 
 
www.haberdaret.com (sanat haberleri | haberdar@ ) 2005- 2012 |  sanat haberleri   ersin dündar galeri internet