Suna Tüfekçibaşı ''otuz yedi'' İsimli Kişisel Resim Sergisi
12.
Şubat 2010
| Başlama Tarihi: |
12 Şubat 2010 Cuma, 18:00 |
|
|
| Bitiş Tarihi: |
03 Mart 2010 Çarşamba, 18:00 |
|
|
| Mekan |
Turkuaz Sanat Galerisi |
|
|
|
|
|
|
Suna Tüfekçibaşı 2000 yılında Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar fakültesini ikincilikle bitirip Sakıp Sabancı Sanat Ödülü almadan önce 1977’de Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesini bitirmişti. Aldığı lisans eğitimleriyle yetinmeyen Tüfekçibaşı güzel sanatlarda yüksek lisans yapmış, katıldığı resim yarışmalarında bir birincilik, bir ikincilik, bir de üçüncülük kazanmıştır. 2000’li yılların başlarında ABD’de dil eğitimi almış, yurtiçi ve yurtdışında çeşitli festival ve fuarlara katılmış olan sanatçı ilk kişisel sergisini şubat 2009’da Berlin’de açtı. Türkiye’deki ilk kişisel sergisini galerimizde gerçekleştiren Tüfekçibaşı’nın resimleri desen tadını yitirmeyen, rengi öne çıkaran, çizgi yoğun, tamamlanmamış duygusu veren, ritmik bir yaklaşım içerisinde.
Suna Tüfekçibaşı
Suna Tüfekçibaşı resim çalışmalarına İnci Eviner’in özel atölyesinde başladı.
1995 de girdiği M.S.Ü. Güzel Sanatlar Fakültesi Resim bölümünden 2000 yılında 2.lik derecesi ile mezun olarak Sakıp Sabancı Sanat ödülüne layık görüldü. Aynı yıl katıldığı Kalp Vakfı ve İpek Ahmet Merey yarışma sergilerinde birincilik ve üçüncülük ödülü aldı.
Miami Community Collage’de dil eğitimi aldı. 2001 de uluslararası etkinlik “Process Space” 10th International Art Festival’e katıldı. Yüksek lisans eğitimini Y.T.Ü. Sanat Tasarım Fakültesi’nde tamamladı.
Mezuniyet sergisinde evindeki yaşam izlerini konu alan interior resimlerini sergileyen sanatçı, daha sonra yüksek lisans tezinin girişinde “Resim yapmak, sanatçı için önceden karar verdiği, ulaşmak istediği amacı gerçekleştirme süreci olduğu kadar, yalnızca bir eylem olarak, boş bir tuval yüzeyini paletinde hazırladığı boyalarla kaplaması sürecidir. Bu süreç özne olarak sanatçının, nesneyle ilişkisini ve evren kavrayışını içerir.” diyor. Doğadan yola çıktığı son dönem resimlerinde eylemsel sürecin gözlenebildiği desen tadını yitirmeyen, rengi ön planda tutan çizgi yoğun bir üslup geliştiriyor. Tamamlanmamış duygusu veren ekspresif, ritmik enerjinin duyumsandığı bu resimlerde zaman ve mekan soyutlanıyor