SANAT HABERLERİ KÖŞE DİYOR Kİ AKTÜEL
Paylaş  

TEM SANAT GALERİSİ CONTEMPORARY İSTANBUL'DA

03. Aralık 2009

Başlama Tarihi: 03 Aralık 2009 Perşembe, 18:00
Bitiş Tarihi: 06 Aralık 2009 Pazar, 18:00
Mekan İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı
Yirmi dört seneyi arkada bırakan Tem Sanat Galerisi sanat fuarlarının halkla bütünleşmek, onlara sanatı sevdirmek için iyi bir fırsat olduğunu düşünüyor. Bu nedenle de başladığı 1991 senesinden beri bu fuarlara, yıllardır inançla birlikte çalıştığı sanatçılarını sırayla taşımaktadır. Bu sene 2 – 6 Aralık 2009 tarihlerinde Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Salonlarında yer alacak Contemporary İstanbul’da Hüseyin Ertunç, Gülden Artun ve Nur Özalp’ın resimlerini ve Abdulkadir Öztürk’ün heykellerini izleyeceğiz Tem standında. 2 Aralık Çarşamba günü saat 16.00’dan itibaren açılışa bekliyoruz.

Hüseyin Ertunç düşüncesini boyada toplar ve boyayla birlikte değişmeye başlar. Bu değişimde boyanın onu vardırdığı yerlerde figüratif veya figüratif olmayanın ayırımını yapmaz. Onun resmindeki doğaçlama, kendi yaşantısıyla bire bir paralellik gösterir. Yaşamın başlangıcının, devamının ve insanın sonu gelmeyen bir resimsel değişimle yaşamın peşinde olmasının dile getirildiği bu yapıtlarda birçok şey sorgulanır; ne olduğumuz, neler yaşadığımız, nelerin peşinden koştuğumuz gibi. Bütün bu sorular ve sanatçının kendi varlığından yola çıkarak verdiği tüm yanıtlar bir renk dokusu içinde onun resminde yerlerini bulurlar.

Gülden Artun`un yapıtlarında göze çarpan şiirsel özellik lirik olduğu kadar dramatik, ve sert bir niteliğe de sahiptir. ¨Madımak Tespihi¨ adlı yapıt, yanık kumaşlardan yapılmış ve adeta dehşetten kaskatı olmuş bir tespih olup, sanki bir yere gitmek için harekete geçen yanmış bir kağıt kümesi ve kapkara fırçalar ile birlikte bir ağıt, bir çığlıktır ve bu felakete karşı sanatçının tepkisini dile getirir. ¨Maviyi Terketmek¨ isimli objedeki kırık aynalar, aynalardaki gözler, saçlar, krem kavanozlarına yapışmış bir saat ise, oldukça eleştirisel işlenmiş zaman içindeki insan olgusudur. Dışa vurumcu anlatıdaki resimlerle ¨Boyada Yaşayanlar¨, ¨Satılık Gelin¨, daha lirik karakterli resimlerde ¨Gecenin Getirdiği¨, ağırlık daha çok boyanın tadında ve desenin canlılığındadır. Burada bir sanatçının boya ve desende nasıl yaşadığı gözlemlenir.

Kimi zaman çok belirgin kimi zaman yer yer görülen toplumsal eleştiri Gülden Artun´un yapıtlarında hiçbir zaman tek olarak ön plana çıkmayıp, sanatçının duygu ve düşüncesiyle başa baş bir anlatımla kendini gösterir.

Nur Özalp’ın seriler halinde gelişen resimlerinde bir soyutlama hakimdir. Bu soyutlamada ressam çok çeşitli zaman ve mekânları kapsayan düşünceleri bir araya getirir. Bu resimlerde yaşamın sertliği üzerine düşünceler üreten sanatçının renk alanlarını arka arkaya dizerek oluşturduğu mekân tasarımı, mavi ve mavi karşıtlarının bizde oluşturduğu duyguya yöneliyor. Deniz, mavilikler, Nur Özalp’ın dönüp dolaşıp yine geldiği nokta. Ana temanın bir mitoloji kahramanı olan İkarus etrafında geliştiği bu sergideki yapıtlarda, bize yer yer deniz duygusu veren ara alanlar, bu alanların yanı sıra İkarus’un balmumu kanatları, bütün sokakları denize açılan bir ada, İkarus’un labirenti ve düşme anı sembolize ediliyor. Sanatçı, renk alanları, karşıtlıklar, yerine göre kalın ve ince boya kullanımıyla düşündüğünü kendine özgü bir resim diline dönüştürüyor.

Öztürk¨ün sergisindeki heykelleri, imgelerin formlaşması ve biçimlerin soyutlayışa uğrayarak değişimlerinin uzun araştırılmaları sonucudur. Plastik formlarda heykelsel değerlerin çözümü deneysel araştırmalarla heykeli meydana getirir. Sanatçı, plastik değerlere öncelik verirken heykelin estetik, devingen ve yenilikçi olmasına dikkat eder. Her heykel formu bir diğerinden farklı olduğu gibi aynı zamanda öbürünün öncüsüdür; bir bütünün tamamlayıcısıdır. Sanki satranç taşları gibi birbiri ile ilişkilidir; ayrı değerleri taşıyarak bir bütünü oluştururlar. Heykellerin ayrı özgünlükleri, ifadeleri vardır. Heykelsel değer ölçütleri farklıdır; kimlikleri, yaşadıkları çevre sorunlarının değişik özelliklerini anlatır. Abdulkadir Öztürk¨ün heykelleri, çoğunlukla, insanlar gibi birlikte yaşamı yansıtır; içiçe geçmeli formlar toplumun erotik gizemliliğini içerir. Bronz heykeller genellikle içleri dolu olarak dökülür, sonra pürüzsüz yüzey vermek, doku oluşturmak için taş gibi yontularak plastik değerleri daha öne çıkartılır. Pürüzsüz yüzeyler heykellerde ışığın iyi yansıtılmasını sağlar; içbükey dışbükey yüzeylerdeki düzgün hatları oluşturur, heykellere ayrı bir değer katar.

Tem Sanat Galerisi¨nin www.temartgallery.com adresinde devamlı güncel tutulan sayfalarında hem bu sergiye, hem galeri sanatçılarına, hem de geçmiş sergi arşivlerine ulaşmak mümkündür.



 
 İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı // Etkinlik Arşivi  
   
  ASLI ÖZOK ve NURİ BATTAL Contemporary Istanbul¨09
  Hale Karaçelik, Doruk Sanatevi ile 3-6 Aralık’09 tarihleri arasında Contemporary İstanbul Sanat Fuarı’nda…
  Siemens Sanat Contemporary İstanbul’da ziyaretçileriyle buluşuyor
  TEM SANAT GALERİSİ CONTEMPORARY İSTANBUL'DA
  Contemporary Istanbul-09'a sizi de bekliyoruz! 4 gün // 73 galeri // 307 sanatçı
  CONTEMPORARY ISTANBUL'09 TULİN ONAT ve EKIN ONAT VON MERHART, Gallery Art and Life.
  CONTEMPORARY ISTANBUL’08
 

Dianne Dengel

İşte ‘Mutluluğun Resmi’nin Gerçek Sahibi

Denis Fauque
  Heykelin Belirli Bir Malzemesi Olmaz  
P.Paul Whitchouk
  İnsan Heykeller  
Dianne Dengel
  İşte ‘Mutluluğun Resmi’nin Gerçek Sahibi  
Michael Dickinson
  En Muhalif Sanatçı  
Gizli
  Resim, Türk medyasının da hizmetinde  
Yargısız İnfaz Sanatı
Bir ressam bir ressamın resminden nereye kadar etkilenebilir?
Resim, Heykel ve Tasarım
DÜNYA ÇAĞDAŞ SANAT ORGANİZASYONLARI
Kadıköy’ün Simgesi Haline Gelen Boğa Heykelinin Pek Bilinmeyen Öyküsü
 
 
www.haberdaret.com (sanat haberleri | haberdar@ ) 2005- 2012 |  sanat haberleri   ersin dündar galeri internet