Yankı Odasında Bir Aşk Kelimesi
28.
Şubat 2009
| Başlama Tarihi: |
28 Şubat 2009 Cumartesi, 18:00 |
|
|
| Bitiş Tarihi: |
11 Nisan 2009 Cumartesi, 18:00 |
|
|
| Mekan |
Akbank Sanat Beyoğlu |
|
|
|
|
|
|
M/M, Marguerite Duras¨ın ¨Hiroşima Sevgilim¨ ve ¨Yaz Yağmuru¨ kitaplarının üzerine, 2003 Venedik Bienalindeki Molly Nesbit, Hans Ulrich Obrist ve Rikrit Travanija’nın bir projesi olan ‘Ütopya İstasyonu’ sergisinin grafik yankısının yansıması. Bütün hepsi birlikte olarak, kısım kısım tabureden yapılmış desenlerin harflerin ritmini katederek, heceliyor: ‘’Just Like an Ant Walking On The Edge Of The Visible’’; kısacası gizli bir denge içindeki bütün bu gürültünün içindeki izleyici, Hiroşima¨da, belki de, hiç birşey görmediğini hatırlayacak.
Ali Akay’ın küratörlüğünde Akbank Sanat’da, 28 Şubat 2009’dan itibaren başlayacak M/M sanatçı insiyatifinin sergisi: New York Drawing Center ile birlikte üretilen harflerden oluşan tabureler; Japonya’dan gelen M/M’in tasarladığı yer halısının kullanıldığı Avignon Tiyatro festivalindeki piyesin projeksiyonu; Venedik Bienali ‘Ütopya İstasyonu’ sanatçılarının (Liam Gillick, Thomas Hirchorn, John Baldessari, Patti Smith, Nancy Spero, Lawrence Weiner, Jacques Villegle, Rikrit Travanija, Christian Boltanski, Trisha Donnelly, Carsten Höller, Dominique Gonzeles Foerster, Stefano Boeri, Jan Kaplicky, Thomas Bayrl, Alicia Framis, Allan Sekula, Leon Golup, Carsten Nicolai, Franz West, Jay Chung, Jimmie Durham, Tino Segal, Rags Media Collective, David Robbins) ütopik önermelerinden oluşan çerçevelerdeki yazılar ve bunun üzerine gerçekleştirilen broşür kitapçık; Air de Paris Galerisi’nden alınan M/M tasarımlı hoparlörlerde, Duras’ın oyununun sesleri Beyoğlu’nun seslerine eklemlenecek.
Mekanda sergi salonuna girdiğinde bir rüya anında geçiş imkanları sağlayacak olan deliklerden geçen izleyici, iki tarafa doğru salınarak, bir mekandan diğer bir mekana geçecek. Serginin dispozitifi bize sokakta yaşanmakta olan ile sahnede yapılmış olan arasındaki şimdiki zaman ve geçmiş zaman ilişkisini göstermekte. Bir yandan geçmişin içinden gelen ve toplumsal ve sanatsal verilerin ötesine giden bir ‘’bellek hareketinin’’ takibi söz konusudur. Diğer yandan ise, geleceğe doğru açılımı sağlayabilecek olan sanatsal önermelerle doludur duvarlar. Umut ilkesi bu heterojen ilişkiden ivmesini alarak, yankılanmaktadır. Bir aşk kelimesi burada umuda yaslanmakta ve yankılanmaktadır. Duracak olan bir hızın durağına gelmenin getirdiği bir rehavet içinde umut kendisini, belki de, görünür kılacaktır. Hiroşima’yı hiç gördük mü ? Veya hayal mi ettik?